Sizin için doğru olan nöropazarlama şirketini nasıl anlarsınız?

2009 yılından bu yana Türkiye ve globalde nöropazarlamanın gelişimini yakından takip ettiğimi söyleyebilirim. Yıllar geçtikçe ilgilendiğim bu alanla ilgili özellikle ülkemizde hızlı bir gelişme olduğunu görmek oldukça sevindirici oldu her zaman. Ancak her ne kadar kayda değer bir ilerleme yakalasak da, özellikle Türkiye’de nöropazarlamanın hala emekleme döneminde olduğunu söyleyebilirim. Daha kat edilmesi gereken o kadar çok yol var ki… Continue reading

Zihnimizi keşfetmeye hazır mısın?

Nöropazarlama ile tüketici kararlarının arkasında yatan gerçekleri keşfederken, Nöroliderlik ile önce kendi zihninizi keşfedecek, sonra da başkalarına liderlik etmesini öğreneceksiniz! Keşfetmeye hazır mısınız?

6 Haziran – Nöropazarlama & Nöroliderlik Eğitimleri

Nöropazarlama Eğitimi
Günümüz pazarlamasında geleneksel pazarlama yöntemleri yetersiz kalabiliyor. Değişen tüketici davranışları ve pazar dinamikleri bizi tüketiciyi daha yakından tanımaya ve satın alma davranışlarını anlamaya yönlendiriyor. Dolayısıyla en temelde beynin çalışma prensipleri ve davranışlara etkisini anlamak pazarlama için önem kazanıyor. Yapılan araştırmalara göre kararlarımızın %95’inin bilinçaltında şekillendiğini biliyoruz. Bu da bize aslında duyguların ve bilinçaltının satın alma kararları üzerinde ne kadar büyük etkisi olduğunu yeterince açıklamakta. Nöropazarlama, pazarlamayı nörobilim bakış açısıyla değerlendirdiği için, tüketici davranışlarını ve zihinsel süreçlerini anlamamıza yardımcı olup daha efektif bir pazarlama iletişimi için yol gösterici olmaktadır. Continue reading

Bana Masal Anlat!

1700’lü yıllarda yaşamış İngiliz siyasetçi ve aristokrat John Montagu vakit buldukça kumar oynarmış. Kart oyunlarına o kadar düşkünmüş ki, oyun oynarken aynı zamanda bir şeyler atıştırırmış. Bu nedenle, bir eliyle oyun oynarken masadan kalkmamak için diğer eliyle de içine et ve peynir yerleştirdiği ekmek dilimlerini yermiş. Bu onun yerken aynı zamanda kart oynamasını sağlamış. Dünyanın en bilindik yiyeceklerinden sandviç bu şekilde doğmuş.

Evet, artık sandviçi kimin nasıl icat ettiğini biliyorsunuz. Emin olun, bu bilgiyi unutmayacaksınız da. Çünkü size bir hikaye anlattım ve hikayelerin unutulma olasılığı çok düşüktür. Eğer ben size, “Sandviç 1748 yılında John Montagu isimli bir İngiliz tarafından bulunmuştur” deseydim bunu bir zaman sonra muhtemelen hatırlamayacaktınız.

Hikaye anlatma son zamanlarda çok popüler olsa da aslında yeni bir kavram değil. İnsanlığın var oluşundan beri var. 27.000 yıl önceye ait ilk mağara resimleri incelendiğinde, orda da aslında bir hikaye anlatıldığı görülmektedir. Bu da bize hikayenin insanlığın en temel ve en eski iletişim metotlarından biri olduğunu göstermektedir. Günümüzde de reklam ve pazarlama dünyasının da hafızada yer edinme anlamında kullandığı yöntemlerden biri olmuştur. Continue reading