İnsan zekasını alt üst eden zeka!

‘Riziko’ yarışmasının Amerika versiyonu olan Jeopardy yarışmasını arka arkaya 74 kez kazanan Ken Jennings ile yarışmadan 3,3 milyon dolar kazanarak bir rekora imza atan Brad Rutter IBM’in “Watson” isimli bilgisayarına karşı yarıştı.

14 Şubat’ta gerçekleşen yarışmanın ilk gününde insan yarışmacılar Watson’un karşısında zorlandılar. Watson sorulan 30 sorudan 25’ine doğru cevap vererek 35.734 dolar kazandı.

Yarışmanın son günü, yarışmacılar aradaki farkı kapatamadı. Watson 77.147 dolar ile yarışmayı bitirirken Jennings 24.000 dolar, Rutter ise 21.600 dolar ile tamamlayabildiler.

İnsan dilini anlayarak, günlük dilde kullanılan sözdiziminin anlamını çözmek, hatalı cevaplardan öğrenmek, karar vermek Watson’dan önce hiçbir bilgisayarın yapamadığı bir işti. Watson’un bu başarısı teknolojinin geleceği hakkında hayli umut verici !

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=lI-M7O_bRNg]

Beğeneceksiniz!

“Kampanyaya katılmanız için önce [Beğen] e tıklamanız gerekmektedir.”

Bızzztt…Fatal error..

Tırnak içindeki cümle çok tanıdık değil mi?Facebook’ta hemen hemen her sayfada çokça karşılaşıyoruz kendisiyle.

-Bazen beğenmesek de kampanya için beğeniyoruz.
-Bazen arkadaşlarımızı davet edip beğendirtiyoruz.
-Bazen gerçekten beğeniyoruz.
-Bazen de zorla beğendirtiliyoruz.

Bazen,bazen,bazen…Hayatımıza bu etken,edilgen ve ettirgen fiiller çaktırmadan girdiler.Facebook sağolsun!

Öyle ya da böyle sayfayı beğendik ve Like butonuyla ilgili etkileşim süreci başladı.

Başlangıç evresi oldukça mutualisttir.Tüketici sayfayı beğenip kampanyaya katılma hakkı kazanır.Böylece marka da hayran sayısını arttırır.Daha sonra buzz evresi başlar.Kampanyayı duyanlar tanıdıklarına haber verir ve onlar da kampanyaya katılır.Hayran sayısı katlanarak artar.Sonunda ise the end evresi başlar.Kampanya sona erer.Tüketicinin sayfadan edinebileceği bir şey kalmaz.Hatta duvarına yansıyan gönderilerden sıkılır ve sayfayı terk eder.

Durum kısmen bir çan eğrisini andırıyor değil mi?(Yalnız bu durumun yukarıda tırnak içinde verdiğim yazıyla alakalı olduğunu belirtmek istiyorum.Yoksa çok sevdiğimiz bir markayla zaten aktif bir etkileşim içinde bulunuruz ve severek takip ederiz.)Asıl değinmek istediğim markaları metazori beğenmenin işe yarar olup olmadığı.

Bir facebook sayfası yönetiyorsanız amacınız fan sayısını arttırmaktan çok fan sayısını etkili bir şekilde arttırmak olmalı.Çok fan sayısına sahip olmanız markanızın çok beğenildiğinin göstergesi olamaz.Çünkü facebookta sadece kampanya için açılan hesaplar var.Siz istediğiniz kadar fan sayısı edinin,kampanyanız size kazanç sağlamıyorsa yada bir marka sadakati yaratmamışsa yaptığınız tüm iş çöpe gitmiş demektir.Şayet kampanyanız gerçekten beğenilmişse ve marka olarak seviliyorsanız bunun geri dönüşü elbette olumlu olacaktır.

İnsanlar içgüdüsel olarak bir kampanya olduğunda gerekli olsun olmasın katılmak ister.Çünkü kazanmak,ödüllendirilmek mutlu eder.Kendini gerçekleştirme ihityacını karşılar.Bir tür tatmin olma duygusudur bu ve insanlar tatmin olmak isterler.

Şunu belirtmeliyim ki, kampanyaya katılmak için beğeni tıklayın demek yerine, kampanyanızı yapmak,etkili içerik paylaşıp beğenmeyi kişilere bırakmak daha etkili sonuç verecektir.Siz az da olsa markanıza tutkuyla bağlı insanları sayfanızda tutmaya bakın.Buzz etkisini de bu kişilere bırakın.Çünkü bunları marka yaptığında gerçekten çok sevimsiz ve yapmacık bir hal alıyor.Ve tüketiciler yapmacık olanı sevmezler! Hem markanın söylediği inandırıcı gelmez, belki reklam kokar ama eşin,dostun söylediği onun için doğrudur ve tüketiciler markanın dediklerinden çok,o marka hakkında konuşan insanların dediklerine kulak verirler.

Özetleyecek olursak,doğru strateji ile birlikte doğru etkileşimi entegre bir şekilde yürütebildiğiniz müddetçe facebook sayfanız sizin gerçekte fanınız olmayan kişilerin de bulunduğu bir çöplüğe dönüşmeyecektir ve emin olun ki size dönüşü muhteşem olacaktır =)

“Most big ideas start on a blank sheet of paper”

Grey Almanya tarafından Toshiba Satellite R630 için dünya çapındaki ilk 3D reklamı yapılmış.Reklamda son zamanlarda popüler olan stop motion yöntemi kullanılmış.Origami sanatının Japonya kökenli olması ve Toshiba’nın da bir Japon firması olması arasındaki bağlantı çok iyi kurulmuş.

“Most big ideas start on a blank sheet of paper.” sloganı ise 2 boyuttan 3 boyuta geçişi efektif bir şekilde özetlemiş.

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=v62Ns3yv23Y]